Bağışıklık sistemi değişti! Kadınlar daha çok hissediyor

İçerik Tarihi: Cts, 18/04/2026 - 14:07
Haber No: 6314
Yeni araştırmalar kadın ve erkeklerin ağrıyı yalnızca farklı hissetmediğini, bu süreci biyolojik olarak tamamen farklı deneyimlediğini ortaya koydu. Bağışıklık sistemi kaynaklı spesifik bir proteinin, ağrının süresini belirleyen kritik faktör olabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, bu farkın psikolojik bir eşikten ziyade tamamen nörobiyolojik, hormonal ve immünolojik farklılıkların doğal bir sonucu olduğunu vurguluyor.

İSTANBUL (İGFA) - Science Immunology Dergisi’nde yayımlanan “Monocyte-derived IL-10 drives sex differences in pain duration” başlıklı yazıda enfeksiyon sonrası gelişen ağrının cinsiyetler arasındaki süre farkı fareler üzerinden inceledi. Araştırmaya göre ağrı kontrolünde etkili olan, vücudumuzun bağışıklık hücreleri tarafından üretilen, sitokin olarak bilinen özel bir protein türü olan IL-10’un, erkeklerde daha yüksek olduğu kanıtlandı. Bu protein, ağrının hafiflemesinde hayati bir öneme sahip.

Kadın hastaların rehabilitasyon süreci daha hassas planlanmalı

Ağrının oluşum mekanizmasının karmaşık bir süreç ve hekimliğin ağrı dindirme sanatı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Göçmen, yıllarca kadın hastaların kronik ağrı şikayetlerinin klinik ortamlarda yeterince ciddiye alınmadığını ya da hastanın duygusal durumlarıyla açıklandığını hatırlatarak, “Ancak bu yeni araştırmaya göre ortada somut bir bağışıklık sistemi farkı var. Kadınların ağrısı daha uzun sürüyor çünkü vücutları o ağrıyı kapatacak biyolojik mekanizmaya erkekler kadar kolay erişemiyor. Bu bulgular, kadın hastalarımızda ameliyat sonrası rehabilitasyon süreçlerini çok daha hassas planlamamız gerektiğini gösteriyor” açıklamasında bulundu.Kadınlarda ağrıyı dindiren alarm daha geç devreye giriyor

Vücudumuzdaki yaralanma sonrası oluşan ağrıyı dindirmek için bağışıklık sisteminin bir noktada dur alarmı vermesi gerekiyor. Prof. Dr. Selçuk Göçmen, erkeklerdeki hormonların bu sinyali veren IL-10 proteinini artırdığını belirterek, “Erkeklerdeki hormonal destek, ağrıyı durduran doğal bir mekanizmayı tetikliyor. Kadınlarda ise bu destek daha zayıf olduğu için ağrı sinyali daha uzun süre açık kalıyor” diye konuştu.

Kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri yeni standart olacak

Son yıllarda araştırmacıların ‘tek tip ağrı tedavisi’ yaklaşımının hatalı olduğunu vurgulayarak cinsiyete özgü ağrı mekanizmalarını, hormon döngüsüne göre hazırlanan tedavi planlarını, bağışıklık sistemi temelli ağrı kontrolünü ve kişiselleştirilmiş analjezi yöntemlerini kapsayan yeni bir yaklaşımı savunduklarının altını çizen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Bilimsel çalışmalar, kadınların ağrıyı daha yoğun hissetmekten ziyade, biyolojik olarak farklı işleyen bir sinir-bağışıklık sistemi nedeniyle bu süreci daha uzun yaşadığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu önemli bulgu, ağrı tedavisinde cinsiyete özel yaklaşımların gerekliliğini net bir şekilde gündeme taşımak anlamına geliyor. Sonuç olarak kadınların ağrıyı daha uzun süreli tecrübe etmesi psikolojik veya kültürel bir durum değil, tamamen nöro-hormonal bir gerçeklik” açıklamasında bulundu.

Prof. Dr. Göçmen, “Hastanın sadece şikayetine değil, biyolojik kimliğine de odaklanan kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önümüzdeki dönemde standart hale geleceğine inanıyorum” dedi.

Kaynak: İGFA

İlgili Haberler | Anagazete

22 Eyl 2026 - 11:47
"Kronik Myeloid Lösemi'de (KML) erken tanı ve düzenli takip hayati önem taşıyor"
22 Eyl 2026 - 11:42
Katı kurallar konulmamalı, dengeli ve sürdürülebilir beslenme düzeni oluşturulmalı
22 Eyl 2026 - 11:41
"Tedavi hastanın yaşına, aktivite seviyesine, yırtığın tipine, büyüklüğüne ve konumuna göre belirlenir"
22 Eyl 2026 - 11:40
"Dünya genelinde 55-57 milyon kişide demans bulunduğu demans vakası geliştiği bildirilmektedir"
21 Eyl 2026 - 10:35
Cildi yaşlandıran hatalar
21 Eyl 2026 - 09:57
Diyabete karşı güçlü birliktelik
21 Eyl 2026 - 09:46
Genç yaşlarda düzenli yaşam alzaymır riskini azaltıyor