Dünya genelinde 316 milyon kişi bağımlılıkla mücadele ediyor

İçerik Tarihi: Cts, 23/05/2026 - 16:45
Haber No: 7711
Dünya genelinde 316 milyon kişi bağımlılıkla mücadele ediyor

İSTANBUL (İHA) - Bağımlılık, yalnızca madde kullanımından ibaret olmayan; bireyin ruhsal, duygusal ve sosyal yaşamını derinden etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunu olarak büyümeye devam ediyor. Prof. Dr. Kültegin Ögel, Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu’na göre, dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını belirtti.
Son 10 yılda bağımlılık oranlarında ciddi artış gözlendiğine dikkat çeken Ögel, özellikle gençler arasında yaygınlaşan bağımlılık davranışları yalnızca biyolojik değil; psikolojik, travmatik ve sosyal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguladı.
Ögel, Türkiye’de de tabloya dikkat çekerek, "Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi verilerine göre, bağımlılık nedeniyle tedavi başvuruları her yıl artış gösterirken, davranışsal bağımlılıklar, dijital bağımlılık ve madde kullanımına bağlı ruhsal sorunlar giderek daha erken yaşlarda ortaya çıkıyor" dedi.
Uzmanlara göre, bağımlılık tedavisinde yalnızca fiziksel arınma yeterli olmuyor. Duyguların ifade edilmesi, travmaların işlenmesi ve bireyin kendisiyle yeniden sağlıklı bağ kurabilmesi tedavinin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor. Bu noktada ise sanat terapisi, bağımlılık tedavisinde dikkat çeken destekleyici yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.
Klinik Psikoloğu Beyza Selvi, bağımlılık sürecinin yalnızca madde kullanımından ibaret olmadığını, aynı zamanda yoğun duygusal çatışmalar ve baş etme güçlükleriyle ilişkili çok boyutlu bir süreç olduğunu belirtti. Selvi, sanat terapisinin özellikle sözel ifade konusunda zorlanan bireyler için önemli bir alan açtığını ifade ederek önemli noktanın altını çizerek, "Bağımlılık sürecindeki bireyler çoğu zaman ifade etmekte zorlandıkları yoğun duygular yaşayabiliyor. Sanat terapisi, bireyin duygu ve düşüncelerini resim, renk, şekil ve semboller aracılığıyla dışa vurmasını sağlayarak sözel olarak ulaşılması güç alanlara temas edebiliyor. Sanat terapisi, bireyin yalnızca mevcut duygularını değil; geçmiş yaşantılarını, ihtiyaçlarını ve baş etme biçimlerini de fark etmesine yardımcı oluyor. Kişi yaptığı çalışmalar aracılığıyla kendilik farkındalığını artırabiliyor. Bu süreç, bireyin kendisiyle kurduğu ilişkiyi güçlendirirken değişim motivasyonunu da destekliyor" dedi. Selvi, grup sanat terapilerinin kişilerarası farkındalığı geliştirdiğini belirterek, "Katılımcılar benzer deneyimlere sahip bireylerle bir araya geldiklerinde yalnız olmadıklarını fark ediyorlar. Bu paylaşım süreci empatiyi ve sosyal destek duygusunu güçlendiriyor. Sanat terapisinin en önemli özelliklerinden biri de bireye 'doğru' ya da 'yanlış' baskısı hissettirmeyen güvenli bir alan oluşturması. Bu yöntemde estetik kaygı ya da doğru-yanlış değerlendirmesi bulunmaz. Bu da bireyin kendini daha özgür ve güvenli bir şekilde ifade etmesine alan açar" dedi.

İlgili Haberler | Anagazete

24 Eyl 2026 - 09:11
Unutkanlığınızı ‘yaşlılıktandır' diyerek göz ardı etmeyin
23 Eyl 2026 - 14:22
Sakarya'da yürüyerek girdiği özel hastaneden yatalak çıktı: Hukuk mücadelesi başlattı
23 Eyl 2026 - 09:36
"Yaz sonrası beslenme düzenini toparlamanın yolu düzenli öğünlerden geçiyor"
22 Eyl 2026 - 11:47
"Kronik Myeloid Lösemi'de (KML) erken tanı ve düzenli takip hayati önem taşıyor"
22 Eyl 2026 - 11:42
Katı kurallar konulmamalı, dengeli ve sürdürülebilir beslenme düzeni oluşturulmalı
22 Eyl 2026 - 11:41
"Tedavi hastanın yaşına, aktivite seviyesine, yırtığın tipine, büyüklüğüne ve konumuna göre belirlenir"
22 Eyl 2026 - 11:40
"Dünya genelinde 55-57 milyon kişide demans bulunduğu demans vakası geliştiği bildirilmektedir"