Zulme Karşı Direniş: 15 Temmuz’un 10. Yılı

Takvimler 15 Temmuz 2016’yı gösterdiğinde, bu toprakların görebileceği en sinsi, en hain ihanet şebekelerinden biri olan FETÖ, milletin silahını millete doğrultmuştu. Tanklar caddeleri kuşatıyor, uçaklar Gazi Meclis’i bombalıyor, namlular bu ülkenin öz evlatlarına çevriliyordu. O karanlık gecenin üzerinden bugün tam 10 yıl geçti.
On yıl, dile kolay bir zaman dilimi.Şehirlerin değiştiği, zamanın akıp gittiği bir süreç. Ancak ne geçen yıllar o gecenin bıraktığı derin izleri silebilir ne de bu milletin yazdığı muazzam destanın büyüklüğünü unutturabilir.
İhanetin Anatomisi ve Milletin İradesi
15 Temmuz, sadece askeri bir darbe girişimi değil, Türkiye’nin bağımsızlığına, egemenliğine ve geleceğine pranga vurma operasyonuydu. Yıllarca inanç, eğitim ve hizmet maskesi arkasına gizlenerek devletin kılcal damarlarına sızan hain bir yapının, efendilerinden aldığı emirle vatanı işgal etme kalkışmasıydı.
Fakat hesaba katmadıkları, bu Milletin Ülke Sevgisiydi.
O gece Cumhurbaşkanı'nın çağrısıyla sokaklara dökülen milyonlar, ellerinde bayraklarıyla tankların karşısına dikildi. Yaşlısıyla genciyle, kadınıyla erkeğiyle tek bir yürek olan Türk milleti; iradesini, özgürlüğünü ve demokrasisini birkaç çapulcuya teslim etmeyeceğini tüm dünyaya ilan etti. O gece çıplak elleriyle jetleri durdurmaya çalışan, namluların önüne göğsünü geren bir halkın karşısında hiçbir kirli senaryo tutunamazdı; nitekim tutunamadı da.
253 Şehit, Binlerce Gazi ve Bitmeyen Nöbet
Bugün 10. yılında dönüp geriye baktığımızda, 253 şehidimizin aziz hatırası ve binlerce gazimizin fedakarlığı önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.
Ömer Halisdemir’in o ilk kurşunu sıkarken gösterdiği cesaret,
Boğaziçi Köprüsü’nde (bugünkü adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü) gövdesini siper edenlerin kararlılığı,
Ankara’da, İstanbul’da, meydanlarda can veren her bir canın acısı hâlâ taze.
Onlar, bu ülkenin ikinci Kurtuluş Savaşı'nın isimsiz kahramanları oldular. Bizlere düşen en büyük sorumluluk, bu fedakarlığı unutmamak ve unutturmamaktır.
10 Yılın Ardından: Uyanık Olmak Zorundayız
Geçen 10 yıllık süreçte FETÖ ile mücadelede çok ciddi mesafeler katedildi. Devletin kurumları bu urdan temizlenmeye çalışıldı, adaletin önünde hesap soruldu. Ancak unutmamak gerekir ki, bu tür sinsi yapılar tamamen yok olana dek rehavete kapılma lüksümüz yoktur. Mücadelenin kararlılıkla, sulandırılmadan ve hukuki zemin içinde devam etmesi, şehitlerimize olan en büyük borcumuzdur.
"Su uyur, düşman uyumaz." Bu kadim atasözü, 15 Temmuz’dan sonra her zamankinden daha fazla anlam ifade ediyor.
Son Söz
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yılında, bu toprakları bize ebedi vatan kılan tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Gazilerimize uzun ve sağlıklı ömürler diliyorum.
Milletimizin iradesi daim, birliğimiz kaim olsun. 15 Temmuz’u unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!
Köşe yazarlarımızın yazılarını kaynak belirtilmek suretiyle kopyalayıp haber amaçlı yayın yapan internet sitelerinde ve yazılı basında ilave ve çıkarma yapmamak şartıyla orijinal haliyle kullanabilirsiniz.








